SİZİNDE İNTERNET'de SİTENİZ OLSUN, İSTEDİĞİNİZİ ALIN, WWW.BEDAVA-SİTEM.COM'DAN NASIL SİTE ALINIR/YAPILIR... =TÜRKÇE =ALMANCA =İNGİLİZCE
[ BEDAVA SİTE YAPILIŞ ANLATIMI ] [ BEDAVA SİTE TÜRKÇE'si .tr.gg] [ BEDAVA SİTE ALMANCA'sı .de.tl ] [ BEDAVA SİTE İNGİLİZCE'si .page.tl ]
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Allahım Yalnız Senden Yardım İstiyorum, Beni, Annemi, Kardeşlerimi, ve Tüm Sevdiklerimi,Bildiğimiz ve Bilmediğimiz Hertürlü Beladan Kötülükden Sen Koru, ve  Bildiğimiz ve Bilmediğimiz  İyiliklerin Hepisini istiyorum,  AMİN...!  byAdnanoe

www.adnanoe.tr.gg byAdnanoe Sunar, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK, Vurun Vatansız Adileriwww.adnanoe.tr.gg byAdnanoe Sunar, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK, Vurun Vatansız Adileriwww.adnanoe.tr.gg byAdnanoe Sunar, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK, Vurun Vatansız Adileriwww.adnanoe.tr.gg byAdnanoe Sunar, Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK, Vurun Vatansız AdileriSitelerimiz:www.adnanoe.tr.gg  www.akcakesem.tr.gg www.by-solar.tr.gg  www.agader.tr.gg Esenlikler ZiyaretçiADNAN ÖZTÜRK
 

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE,  TÜRKİYE CANIM FEDA SANA,  www.bilgeadam.npage.de Sitesi ADNAN ÖZTÜRK byAdnanoe Sunar..



 
Adnan'ın Menüye Hoşgeldiniz
Haber Alemi
ADNAN İsminin Manası
Adnan Öztürk Kimdir.?
Akçakese için
ErgenekonDestani
Biz Kimiz...
Babamın, Mustafa Aygün, Fahri Dayımın Anısına
Ahmet Öztürk Köşesi
CANLI LİG TV CANLI
İnsan hakları evrensel beyannamesi
Kan Uykusu
Akçakese Ankara Tarihi
Güdül'ün Tarihçesi
Wikipedia'da Akçakese
Akçakese Bilgileri
Akıllı işaretler
Bedava-Sitem.com'da Sayfa Nasıl Yapılır
live ID alınız
Matematik Nedir ?
Copyright ©
Güzel Sözler Resimler
İddaa Sporx
Sinemalar-Canlı TV izle
İddaa Canlı Sonuçlar
Dinayetim
Tıkla, seçmen bilgilerini kontrol et !
Kuran'dan Ayetler
T.C İl Plakaları
Atatürk ile ilğili Herşey
Küresel Isınma Tehlikeler
Delikanlı Adam Kuralı
Türkiyemizin Harikaları
Sarı Gelin ve Çanakkale Belgeseli
Şu Çılgın Türkler
Şehitlerimizin Anısına
Yabancı Dilde Seni Seviyorum Sözü
Arama Motorlarına Kayıt
Banner Yapma (Banner Macker)
Ağaç Aşısı Yapılışı
İyibir WebSitesi Nasıl Olmalı?
Burs Veren Kurum ve Kuruluşlar
Ödev Arama
Şifalı Bitkiler 01-02-03
=> Şifalı Bitkiler 04-05-06-07
=> Şifalı Bitkiler 08-09-10
Su Hayattır, Boşa Harçama
En Son Müzik Klipleri
Ünlü Türk Hacker'lar
Niçin Kurt Neden Kurt
Turan Coğrafyası
flashvortex.com
BAKTUBE Şifalı Bitkiler
Uzun Web-Adresini Kısaltma UrlAl.Com
Yeni Kaza Tesbit Tutanağı
Rahmetli TÜRKEŞ'i Dinliyelim..
Slayt Resimler
İl il Türkiye kodkurdu.tr.gg
Akçakese Resim Galeri 01
Akçakese Resim Galeri 02
Dailymotion adnanoe
T.C. Akıllı Kimlik Kartı
Dillere Çeviriçi
TEMA 2B İmza Kampanyası
...
= Ziyaretçi defteri
 

Şifalı Bitkiler 04-05-06-07

                                           [ Turkforum.gen.tr Giriş ]


Bu Sayfaların içeriği 
www.turkforum.gen.tr  alınmıştır.
Tavsiye ediyoruz, Bu Siteye Üye Olunuz...
byAdnanoe


SAYFA  04
----------------------------------------------------------------------------------------
İğde: (Ölweide / Olivier / Sauvage / Oleaster/ Elaeagnus)
Kışın yapraklarını döken veya dâimâ yeşil kalan, çalı veya ağaç hâlinde olan, çok dallanmış, dikenli veya dikensiz odunsu bitkilerin meyvesine denir. Ağacının, sürgünleri çoğunlukla dikenlidir. Tomurcukları küçük, kısa saplıdır. Yapraklar dar, şerit hâlinde ve tam kenarlıdır. Yapraklar ve sürgünler gümüşî renkli tüylerle örtülmüştür. Haziranda açan çiçekler kısa salkımlar halinde sürgünlerin aşağı kısmında kümeler hâlinde yer alır. Çiçeklerin diş tarafı gümüşî beyaz, iç tarafı sarı renkte olup, çok hoş kokuludur. İğdenin vatanı Akdeniz bölgesidir. Kuş iğdesi adı verilen Eleognus angustifolia, Anadolu’nun hemen hemen her tarafında yetişir. Bağ ve bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak da kullanilir. 7-8 m boylanabilir ve baygın kokuludur. Bu türün meyvesi makbul olmayıp, kültüre alınmış olan çeşidine, E. angustifolia varyete orientalis denir.

Kullanıldığı yerler: Anadolu’da bağ ve bahçelerde tatlı meyvelerinden dolayı meyve ağacı olarak yetiştirilmektedir. Meyveleri zeytin meyvesi büyüklüğünde ve sarimsi-kahve renginde olup yenilebilir. Bağırsak bozukluklarını ve ağız pasını gidermek için kullanilir

Ihlamur: (Linde / Tilleul / Linden tree / Linder tree / Tilia / Tilia silvestris / Linden)
Haziran-ağustos ayları arasında beyazımsı-sari renkli, hoş kokulu çiçekler açan, yüksek boylu ağaçtır. Genellikle ormanlarda tabiî olarak bulunursa da, süs ağacı olarak park ve bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları saplı, ucu sivri, kenarları dişli, taban kısımları kalp biçiminde, üst yüzü yeşil, alt yüzü beyazımsı yeşil ve tüylüdür. Çiçekler, en az üçü bir arada olmak üzere sarkık durumlar teşkil eder. Çiçek örtüsü kayık seklinde, sarimsi-yeşil renktedir. Meyveleri küre şekilli ve tek tohumludur.Ihlamur ağacı filizden iyi büyür. Azami bin sene yasar.
Ihlamurun, kış ıhlamuru (T. cordata), yaz ıhlamuru (T. platyphyllos), kırmızı ıhlamur (T. rubra) ve gümüşî ıhlamur (T. tomentosa) gibi türleri bulunmaktadır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Karadeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Güzel kokulu çiçeklerinden dolayı ve bir gölge ağacı olarak yetiştirilir. Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak çay halinde kullanilir.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır. Balla karıştırılıp içilirse mide ülserine faydalıdır. Kan dolaşımını düzenler.

İncir: (Feigenbaum / Figuier / Fig tree / Yemiş / Ficus caria / Figue)
Mart-nisan aylarında çiçek açan, 1,5-6 m yüksekliginde, süt taşıyan iki evcikle bir ağaçtır. Yabanî olarak bulunursa da, daha çok yetiştirilir. Yemiş olarak da bilinir. Erkek bitkiler Ficus carica varyete caprificus (baba incir), dişi bitkiler Ficus carica varyete domestica (yenen incir) ismini alırlar. Çiçekler, çukurlaşarak armut biçimini almış ve etlenmiş olan çiçek tablasının iç çeperinde toplu bir hâlde çiçek durumlarını teşkil ederler. Baba incirin çiçek durumunda çiçek tablasının ağıza yakın kısımda erkek çiçekler, daha aşağı kısımlarında ise mazi çiçeği denilen verimsiz dişi çiçekler bulunmaktadır. Yenilmekte olan incirin tozlaşması mazı böcekleri (Blastophaga grossorum) tarafından yapılmaktadır. Böcekler yumurtalarını mazi çiçeklerinin yumurtalıklarına bırakırlar. Genç böcekler çiçek tablasını terk ederken, çiçek tablasının ağız kısmına yakın bulunan olgun erkek organ basçıklarına süründüklerinden, üzerlerindeki çiçek tozları ile gitmiş oldukları dişi bir bitkinin dişi çiçeğini dölleyebilirler. Olgunlaşma esnâsında çiçek tablasının çeperiyle, çiçeğin taç yaprakları etlenip tatlılaşarak incir denen yalancı meyve hâsıl ederler. Asil meyveler esmer renkli olan sert çekirdeğimsi kısımlardır. Yurdumuzda incir en çok İzmir-Aydın yöresinde yetiştirilmektedir. En meşhur ve en lezzetli incir de İzmir inciridir. İzmir incirinin dışında seker inciri, mor incir, Sultan Selim inciri, yediveren inciri, kavak inciri ve patlıcan inciri gibi çeşitleri de vardır. Sultan Selim ve kavak inciri İstanbul ve çevresinde yetiştirilen mor renkli ve tatlı bir incirdir. İncirin kurutulmuşu da çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır. Kuru incirlerin de ince kabuklu ve çok tatlı olan “sari lop” ve kalın kabuklu hafif yeşilimsi “gök lop” gibi çeşitleri vardır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege ve Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: İncir meyvelerinde seker, organik asitler, sâbit yağ ve vitaminler (A,B,C) vardır. Meyveleri gerek yas olarak gerek kuru olarak yenmektedir. Kuru meyveler balgam söktürücü olarak, yumuşatıcı olarak kullanilir. Halk arasında sütle kaynatılan incir ses kısıklığına karsı kullanilir. İncir, kalbe ferahlık verir. Kuluncu ve sindirim organı sancılarını giderir. Ayrica, yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülürse tedavi eder.

İnciçiçeği: (Mayısçanı / Müge / Convallaria majalis / Muguet)
Zambakgillerden, ok biçimindeki yaprakları arasında, ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan bir süs bitkisidir. Boyu 20 cm kadardır. Çiçekleri beyaz ve üzüm salkımı seklindedir. Yemişleri küçük ve kırmızıdır. Kokusu çok güzeldir.

Kullanıldığı yerler: Hekimlikte kalp çarpıntıları için kullanilir. Ev ilaçlarında kesinlikle kullanılmaz.

Isırgan: (Brennessel / Ortie / Nettle / Urtica membranacca / Urtica urenus / Urtica diocia)
Mayıs-ağustos ayları arasında çiçek açan, 20-100 cm boyunda, virânelik, yol kenarları ve duvar diplerinde bulunan bir senelik tek evcikle otsu bir bitkidir.Gövdeleri dik, 4 kösemsi, basit veya tabandan îtibâren dallanmıştır. Üzerinde yakıcı tüyleri bulunur.Yapraklar saplı, oval şekilli ve dişli kenarlı, üst tarafı koyu yeşil renkli ve parlak olup, yakıcı tüylerle kaplıdır. Erkek ve dişi çiçekler bir arada olmak üzere yaprakların koltuğunda uzunca saplı küçük durumlar teşkil ederler.Çiçek örtüsü 4 parçalıdır.Meyveleri esmer renkte ve fındıksıdır.Tohum, yağ ihtiva eden bir besi dokuya sahiptir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Hemen bütün Anadolu.
Kullanıldığı yerler:Tâze ve güneşte kurutulmuş Dallari kullanilir.Yapraklarında formika asit ve nitratlar bulunmaktadır. Bu bitkinin yakıcı tüylerinde formika asit bulunduğu birçok yerlerde kayıtlı ise de tüylerin taşıdığı usarede asetilkolin ve histamin vardır. Eskiden romatizma ve siyatikte kullanilirdi. Yapraklarından hazırlanan infüzyon saç dökülmesine karsı tatbik edilir. Köklerinden sari renkli boya elde edilmektedir. Ayrica, aybaşı kanamalarını düzenler, balgam söktürür. Burun kanamasını keser. Haricen tatbik edilirse, çıbanlarda faydalı olduğu bilinmektedir.

Ispanak: (Spinat / Spinach / Spinacia oleracea)
Kıs sebzesi olarak yetiştirilen, iki evcikle, kazık köklü, otsu bir bitkidir.
.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Sebze olarak her yerde yetiştirilir. Anavatanı Kafkasya ve Afganistan’dır.

Kullanıldığı yerler: İçinde A,B,C,D vitaminleri vardır. Proteince de zengindir. Daha çok sebze olarak, pişirilerek veya salata hâlinde yenilir. C vitamini ve demirce zengin bir kıs sebzesidir. Vücudun dayanıklılığını artırır. Ağız, boğaz ve göğüs hastalıklarında faydalıdır. Hamilelerde özellikle tavsiye edilir. Kansızlığı giderir ve ruhi çöküntüyü azaltır.


Itır: (Çobaniğnesi / Turnagagası / Pelargonium odoratissimum / Geranium)
Sardunyagillerden, yaprakları güzel kokulu, çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisidir. Kumlu topraklarda yetişir. Yeşil kısımları tüylü ve oyalıdır. Çoğunun çiçekleri pembe veya beyaz renktedir. Losyon yapiminda kullanilir.

Kullanıldığı yerler: Cildi güzelleştirir. İshali keser. Boğaz ağrılarını giderir. Mide ve barsak gazlarını söktürür.

İtüzümü: (Köpeküzümü / Yandıran / Solanum nigrum / Black nightshade / Morelle noire)
Patlıcangillerden, ormanlarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri beyaz, meyveleri parlak beyazdır. Meyvesi, yaprakları ve çiçekleri kullanilir. Bir uzman tavsiyesi olmadan, ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir. Tıbbi tedavide sık kullanılan ve fazla alındığı zaman öldürücü bir zehir olan atropin maddesi içerir.

Kullanıldığı yerler: Romatizmam ve mafsal ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim hastalıklarını giderir.

İzlanda likeni: (İzlanda yosunu / Lichen d'Islande / Lichen Islandicus)
Parmeliaceae adı verilen bir çeşit yosundur. Dağlarda ve ormanlardaki kayaların üzerinde bulunur. Zeytin yeşili renginde, dantel gibi tırtıllı parçalar halindedir. Yaz aylarinda toplanıp kurutulur. Müsilajlı ilaç yapımında kullanılır. Terkibinde "Lichenin" "Dekstrolikenin" ve "Cetrarin" vardır.

Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Barsak bozukluklarını giderir.


Kabakulakotu: (Lohusaotu / Venüsçiçeği / Aristolochia)
İkiçeneklilerden, 70-80 cm boyunda, ince saplı tırmanıcı bir bitkidir. Çiçekleri koyu kahverengidir. Kötü bir kokusu vardır.

Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Aybaşı (adet) kanamalarının düzenli olmasını sağlar.


Kardeşkanı: (Ejder kanı / Ejderagacı / Drecaena dreco / Sanguis draconis)
Birçenekliler sınıfının, zambakgiller familyasından, Kanarya adalarında yetisen bir ağaç ye da ağaççıktır. Gövdesi kalındır. Yaprakları sert ve kılıç seklindedir. Dallarının ucunda demet seklinde toplanmıştır. Yaşlı gövdelerden, boyacılıkta kullanılan reçinemsi kırmızımtırak bir öz su akar.

Kullanıldığı yerler: Yaraları tedavi eder, diş kanamaları tedavi eder.

Kâfuru: (Kafur / Camphree / Camphora)
Tabiatta birçok bitkide bulunur. Tıpta kullanılan kafuru, "Cinnamomum camphorea" ağacının odunu, su buharıyla ditile edilerek elde edilir. Kafuru, renksiz, şeffaf, billur yapılı gevrek parçalardır. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti sonradan serinlik veren, acı ve yakıcıdır. 204 santigrat derecede kaynar. Oda sıcaklığında uçar. Suda çok az erir. Alkol, eter ve kloroform benzeri maddelerde daha çok erir.

Kullanıldığı yerler: Kan dolaşımını kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarır. Solunum sistemini uyarır. Bronşların ifrazatını artırır. İspirto ile karıştırılmış kafuru saçta kepek oluşumunu keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır.

Kahkahaçiçeği:(Sahilkahkahasi / Çitsarmaşığı / Gündüzsafası / Convolvulus persicum / Liseron / Bindweed)
Çitsarmaşığıgiller familyasından, uçları mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir çesit sarmaşıktır.

Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir, hazmı kolaylaştırır.

Kahve: (Coffea / Kaffee / Café / Coffee ) Vatani Afrika olan fakat bugün tropikal bölgelerde yetiştirilen küçük boylu ağaç ve ağaççıklar. Kisin yapraklarını dökmez, çiçekleri beyaz, meyveleri 1-2 tohumlu olup kırmızıdır. Yabânî olarak yetisen kahve ağaçlarının boyları 5-7 m olduğu hâlde kültür olarak yetiştirilenlerin boyları 2-3 metreyi gedmez. Kahve ağaçlarının en iyisi Arabistan’da yetişenidir. Kahve, insanlar tarafından ilk olarak Habeşistan’da 3. yüzyılda yetiştirilmeye ve kullanılmaya başlanmıştır. On sekizinci yüzyılda Mekke’ye hacca giden Habeşistanlılar, kahveyi Arabistan’a ve bütün Müslüman âlemine tanıtmışlardır. Böylece Müslümanlar tarafından bilinen ve kullanılan kahve, Osmanlılar zamânında Avrupa’da görevli elçiler yoluyla önce Venedik, İngiltere, Fransa’ya daha sonra da, bütün batı devletlerine tanıtılmıştır. Kahve, en çok Habeşistan, Libya, Brezilya, Meksika, Hindistan, Arabistan ve Orta Amerika’da yetiştirilir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Tabiî olarak yetişmez. Kültürü yapılır.

Kullanıldığı yerler: Kahve çekirdeklerinin kavrulup dökülmesinden ve sıcak suyla kaynatılmasından meydana gelen içecek “kahve” olarak bilinir. Kahvenin bileşiminde en önemli olarak kafein alkoloidi vardır. Kafeinin az miktarının damarları genişletmek sûretiyle uyarıcı etkisi vardır.Kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, böbrek damarlarını genişleterek idrarı çoğaltır, solunumu hızlandırır. Kani beyne çekerek, beynin faaliyetini arttırır ve narkotiklerle zehirlenmelere karsı kullanilir. Fazla miktarda alındığında uyarıcı etki fazlalaşır, kalbin çarpıntısını arttırır, kulakların uğuldamasına sebebe olur. Çok fazla alınırsa ölümle sonuçlanır. Kahvede az miktarda protein, yağ ve sakaroz bulunur. Kahve, ye çekirdek olarak veya çekilmiş olarak (kavrulup-öğütülmüş) olarak satılır. Kavrulup öğütülmüş kahve çabuk bayatladığından, daha çok çekirdek kahve tercih edilir.

Kakao: (Kakaobaum / Cacaoyer / Cacao tree / Hindbademi / Theobroma cacao)
Vatani tropik Amerika ve Bati Afrika olan, kavliflor bir bitki. (Çiçeklerin yaslı dal ve gövdelerden çıkması olayına kavli flor denir.) Kakao, theobroma denilen bir bitki türünün kurutulmuş tohumlarıdır.Kahve gibi içilmede kullanilir. 10-15 m boyunda bir ağaçtır. Çiçek ve meyveler ana gövde üzerinde bulunur. Bitkinin ancak 5-6 yasından sonra meyvelerinden istifâde edilir. Meyveler kavun seklinde, küçük bir hıyar büyüklüğünde ucu sivri, tâzeyken limon sarisi-kırmızı renkte, kuruduktan sonra daha koyu olan ve açılmayan bir kapsüldür. Meyveleri çok tohumludur. Beyaz veya açık mor renkteki ve bâdem seklindeki tohumları kakao tânelerini teşkil eder. Meyveler içerisinden çıkarılan kakao tohumları ye hemen veya bir süre fermantasyona terk edildikten sonra kurutulur. Fermantasyon sonucu acı lezzet kaybolur ve aroma tik bir koku meydana gelir. 50 meyveden takriben bir kg, tohum elde edilir. Tâneler kavrulur, kızılımsı kahverengi un hâline getirilir ve yağı çıkarılır. Yağ çıktıktan sonra katılaşan kakao, yeniden öğütülerek çok ince toz hâline getirilir ki, bu toz, kakao tozunu teşkil eder.

Kullanıldığı yerler: Kakaonun bileşiminde teobromin, kafein, kakao sâbit yağı vardır. Bol kalorili bir besindir. Ayrica %40 karbonhidrat, % 18 protein vardır. Kafeinden dolayı kahvede olduğu gibi yatıştırıcı ve uyarıcı etkisi vardır. Az miktarı kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, idrar söktürür. Fazla miktarı zararlıdır. Kakao kahve gibi ayrica süt ilâvesi ile de içilebilir. Kakao yağı çıkarılmadan, çikolata îmâlinde kullanilir. Kakao yağı seker yapımında olduğu gibi, pomatlarda da kullanilir.

Kâkule: (Kardamom / Ingver / Cardamome / Cardamom / Elettaria cardamomum )
Bati ve Güney Hindistan, Güneydoğu Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişir. 4-5 m boyunda, büyük yapraklı çok yıllık bir bitkidir. Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir. Kakulenin meyveleri 1-2 cm uzunlukta, sarımsı yeşil ve kirli beyazımsı renktedir. Tohumları mercimek seklinde ve büyüklüğünde, kırmızımsı esmer renkte olup, keskin kokuludur. Kakule yetiştiği yere göre isim alır. Seyhan kakulesi, Malabar kakulesi, Siyam kakulesi gibi
Kullanıldığı yerler: Kakule tohumları razın, nişasta ve uçucu yağlar taşır. Hoş lezzeti ve kokusundan dolayı baharat olarak kullanilir. Ayrica iştah açıcı, mîdevî ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir.

Kanarya otu: (Kreuzkraut / Seneçon / Groundsel / Senecio)
Senenin çoğunu çiçekli olarak geçiren, yol kenarları ve bahçelerde görülen, 10-60 cm yüksekliginde, bir veya iki yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dik, dalı, tüylü veya tüysüz, seyrek yapraklıdır. Yapraklar derin parçalı loğludur. Çiçekler küçük silindir seklindeki kapitilum adi verilen basçıklarda toplanmıştır. Çiçeklerin hepsi tüp seklinde ve sari renklidir. Meyveleri siyahimsi renkli ve üzeri kısa ve sık tüylerle kaplıdır. Otuz kadar türü vardır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Türkiye’nin çoğu yerinde farklı türleri çok yaygındır.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin toprak üstü kısımları toplanır. Uçucu yağ, tanen, reçine, inilin ve alkaloit taşır. Yumuşatıcı, kurt düşürücü, yara iyi edici, âdet ağrılarını hafifletici olarak kullanilir. Alkaloit taşıdıklarından dikkatli kullanılmalıdır.

Kantaron: (Tausendguedenkrauf / Centaurée / Centaury / Erythraea centaurium / Kantariyyon / Erythroea / Gentiana lutea)
Haziran, eylül ayları arasında pembemsi, beyaz renkli çiçekler açan, nemli çayır ve orman kenarlarında rastlanan 15-50 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitki. Küçük kantaron veya kırmızı kantaron olarak da bilinir. Bitkinin gövdeleri tüysüz ve diktir. Yapraklar sapsız ve karşılıklı, oval şekilli ve uçları sivridir. Pembemsi çiçekler dalların ucunda durumlar yapar ve çiçekler genellikle saplıdır. Çiçekler beş sivri dişli ve tüpsüdür. Meyveleri silindir seklinde bir kapsüldür. Çok fazla sarimsi-esmer renkli tohumları vardır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Çiçekli bitki çiçek açma zamanında toplanır, demetler halinde bağlanıp gölgede kurutulur. Bitkide sekerler, reçine ve acı maddeler vardır. Çayı kuvvet verici, iştah açıcı ateş düşürücü ve hazmı kolaylaştırıcı olarak verilir. Ayrıca astım ve mide ağrılarında da faydalı olduğu bilinir. Çiçekleri bir şişe içine konarak zeytinyağı içinde güneşte bekletildikten sonra kırmızıya çalan bir renkte "Kontur Yağı" elde edilir. Bu yağ, yaraların kapanması için son derece faydalıdır.

Karabaşotu: (Lavandula stoechas / French lavander / Lavande)
Ballıbabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkartır. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden, "Karabaş yağı" denilen bir yağ çıkartılır. Yurdumuzda alçak maki gruplarıyla birlikte yetişir.
Kullanıldığı yerler: Ağrıları dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyuşukluk giderir, zindelik verir.

Karabiber:(Dar-i fülfül / Black pepper / Poivre noire / Pipper nigrum)

Kullanıldığı yerler: Mideyi ısıtır. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve barsaklardaki mikropları öldürür. Enerji verir. Afrodizyak özelliği vardır.

Karamuk:(Agrostemma githago / Corn-cockle / )
Karanfilgiller familyasından, yurdumuzda hububat yetiştirilen tarlalarda görülen, çoğu zaman buğdayla karışık olan biten, 30-100 cm yüksekliginde, tohumları zehirli bir bitkidir. Üzeri tüycüklerle kaplıdır. Çiçekleri büyük ve güzel, morumsu pembe ve ender olarak da beyazdır.

Kullanıldığı yerler: Sogukalgınlığını giderir.

Karnabahar:(Blumenkohl / Chou-fleur / Cauliflower/ Karnabit / Brassica oleracea var / Bortytis / Cauliflower)
Lahananın bir çeşidi. Lahanada yapraklar sebze olarak kullanıldığı halde, karnabaharda yenilen kişim genç çiçek tomurcukları ile çiçek durumu eksenidir. Karnabahar beyaz renkte bir sebzedir. Bunun sebebi de çiçek durumunun büyük örtü yaprakları ile kapalı kalmasındandır. Fosfor ve vitamin bakımından zengindir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerinde sebze olarak yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker hastalarına faydalı olduğu bilinir.

Kasıkotu: (Fıtıkotu / Dağçayı / Kızılyaprak / Herniaria glabra / Agrimonia eupatorium)
Karanfilgiller familyasından, Avrupa, Asya ve yurdumuzun çeşitli bölgelerinde yetişen, bir veya çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları küçük ve kümeler halindedir. Hekimlikte toprağın üstünde kalan kısımları kullanılır.

Kullanıldığı yerler: Böbrek ve mesane rahatsızlıklarını giderir. Fıtıkta faydalıdır. İdrar söktürür. Vücudu rahatlatır. Bademcik iltihablarına iyi gelir.

Kasu: (Cacho / Catechu / Cachou / Katechusaft)
Kasu Akasyası (Acacia catechu) nin odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soğuk suda kısmen, sıcak suda ve alkolde tamamen çözülür.

Kullanıldığı yerler: İshali keser, vücuda kuvvet verir.

Katırtırnağı:(Geniste luncea / Spartium / Genet)
Baklagiller familyasından, dik duran çalı halinde, her zaman yeşil olan, odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri narin yapılıdır. Üzerinde çok sayıda yaprak bulunur, ye da yapraksızdır. Çiçekleri sarıdır.

Kullanıldığı yerler: İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve safrakesesi taşlarının düşürülmesine yardım eder. Mesane hastalıklarını tedavi eder. Romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında kullanılır.

Kayar koruğu: (Kula kotu / Saksıgüzeli / Nasırotu / Sempervivum / Joubarde)
Damkoruğugiller familyasından, etli yapraklı, odunsu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri salkım biçimindedir. Yeşil kısımları acıdır.

Kullanıldığı yerler: Yeşil kısımları, zeytinyağı ile karıştırılıp merhem yapılır. Cilt iltihaplarında, egzama ve nasır tedavisinde kullanılır.

------------------------------------------------------------------

SAYFA  05

Kayın ağacı:
(Akgürgen / Kızılağaç / Fagus / Beech / Hetre / Buche / Hêtre / Beech)
Kışın yaprağını döken çiçekleri bir cinsli orman ağaçları. Yapraklarının kenarları girintili, ince tüylü ve uçları sivridir. Çiçek durumları kedicik seklindedir. Meyvelerinin dip kısımlarında kumula adı verilen kadeh seklinde bir çanak bulunur. Gölgede yetişen ağaçlardandır. Kökleri orta derinliğe kadar iner. Azamî 700-800 sene yasayabilir. Şah ve filizden büyüyebilir. Kayın ağacının gövdesi ince, çatlaksız ve kırçıl renkli bir kabukla sarılmış silindir biçimindedir.
Kayın ağacının 10 kadar türü vardır. Memleketimizde Doğu kayını(Fagus orientalis) yayılmıştır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege, Karadeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Avrupa kayını (Fagus silvatica)nine tohumlarından elde edilen yağ, yemek yağı olarak margarin endüstrisinde kullanilir. Kayın katranının distilasyonundan antiseptik olarak kullanılan kreozot elde edilir. Bu da dıştan romatizma ve deri hastalıklarına karsı kullanilir. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen su yüz lekeleri ve çilleri giderir.

Kayışkıran:(Eşekotu / Seytantaburesi / Ononis spinosa / Restharrow / Burgrane / Arrete-boeuf)
Baklagiller familyasından, bos arazilerde ve kurak yerlerde yetisen, 30-60 cm yüksekliginde çok yıllık dikenli bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembe, meyveleri küçüktür. Köklerinde, (Radix Ononidis); tanen, sakaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır. Kökleri kullanilir.

Kullanıldığı yerler: Köklerinin kaynatılması sonucu elde edilen çay, terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek taslarının düşürülmesine yardim eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Boğaz ağrılarını geçirir.

Kaynanadili: (Kaktüs / Opuntia / Cactus / Cactus opuntia)
Atlasçiçegigiller familyasından bir çeşit bitkidir. En önemli türü Hind inciri (Opuntia leucotricha) dır. "Nopal zamkı" elde edilir.

Kullanıldığı yerler: Dizanteri ve ishali giderir.

Kazayağı: (Kenopodyum / Chenopodium anthelminthicum)
Ispanakgiller familyasından, yaprakları kaz ayağına benzer, Kuzey Amerikanın Doğu bölgelerinde ve ülkemizde de Akdeniz bölgesinde görülen kokulu bir bitkidir. Toprak üstündeki kısımlarından, su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa (Oleum chenopodili) "Kazayağı esansı" denilir.

Kullanıldığı yerler: Barsak solucanlarını düşürmekte faydalanılır.

Kebabe:(Kübbabe / Helile / Hindistanerigi / Kebabiyye / Kuyruklubiber / Cubbebe / Cubeb / Cubebae fructus / Piper cubeba)
Cava, Sumatra ve Borneo'da yetisen Piperaceae'nin kurumus meyvesidir.
Kullanıldığı yerler: Mide ve idrar yolu hastalıklarında kullanilir.

Kebere otu: (Gebreotu / Kedi tırnağı / Caper berry / Capre / Capparis spinosa)
Bir çesit çalıdır. Fransa'da ve ülkemizin Akdeniz bölgesinde yetişir. Yemişi nohuttan büyüktür. Turşusu yapılırr. Kökünün kabukları kullanılır. Kapari olarak da bilinir.
Kullanıldığı yerler: Mayhoş bir tadı vardır. Özellikle kızartmalarda lezzet verici olarak yağın içine atılır. İdrar söktürür. Vücudu rahatlatır. İştah açar.

Keçi boynuzu:(Karobbaum / Jahonnisbrotbaum / Caroubier / Carob / Carob tree / Harnup / Ceratonia siliqua/ Caroube)
Temmuz-ağustos aylarinda, yeşilimsi renkli, çok küçük çiçekler açan, 3-10 m boyunda ağaç veya ağaççıklar.Yaprakları 5-11 yaprakçikli, derimsi, üst tarafları parlak, alt yüzleri donuk yeşil renklidir. Çiçekleri poligamdır, yâni ayni ağaçta erdişi, dişi ve erkek çiçekler bulunmaktadır. Yaslı gövde ve dallardan çıkan çok sayıdaki yeşil çiçekleri salkım veya kedicik durumundadır. Çanak yaprakları küçük, taç yaprakları yoktur. Meyveleri 10-20 cm uzunlukta fasulye meyvesine benzer. Meyvelerinde sert, esmer renkli ve oval şekilli tohum taşır. Meyveler bir sene sonra olgunlaşır.

Türkiye’de yetiştiği yerler:Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler:Meyvelerinde yağ, şekerler, selüloz ve azotlu bileşikler vardır.Olgun meyveleri gıda olarak kullanilir. Kuru meyvelerin temizlenmiş unu bilhassa süt çocuklarının mide ve barsak bozukluklarında kullanilir. Ayrıca göğsü yumuşatır ve balgam söker. Sigara tiryakileri için faydalıdır.

Keçi sedefotu:(Keçisedefi / Galega officinalis / Goat's rue / Galega)
Baklagiller familyasından, Haziran - Ağustos ayları arasında, açık mor renkli çiçekler açan, 50 - 100 cm boyunda çok yılık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşildir. Çiçekleri, gövde ve salkımlar ucunda salkımlar şeklindedir. Meyvesi esmer, kırmızımtırak renkli, tüysüz ve çok tohumludur. Toprak üstündeki kısımlarının terkibinde, "Tanen" ve "Galenin" adli alkaloit ve acı maddeler vardır. Bitkinin tamamı toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler: Anne sütünü artırır. Az miktarda verildiği takdirde, kandaki şeker miktarını düşürür. Fazla kullanılmamalıdır.

Kediotu: (Baldrian / Valériane / Valerian / Valeriana officinalis / Herbe aux chats)
Mayis ve ağustos ayları arasında beyaz ve pembe renkli çiçekler açan 60-150 cm boylarında, nemli yerlerde yetisen çok yıllık otsu bir bitkidir. Gövdeleri silindir seklinde olup, içi bos ve üzerleri çizgilidir. Yapraklar karşılıklı ve kısa saplıdır. Çiçekler dalların uçlarında şemsiyemsi durumlar meydana getirirler. Çanak yaprakları tüysü, taç yaprakları ise tüfsüdür.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Orta ve Kuzey Doğu Anadolu bölgesi. (Memleketimizde 10 kadar türü bulunmaktadır.)

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları kökleridir. Kediotu kökü olarak tanınır. Özel bir kokusu ve bileşiminde valerian asidi esterleri vardır. Eskiden çayı yara tedâvisinde kullanilirdi. Sinirleri teskin edici, yatıştırıcı etkisinden dolayı önemlidir. Histeri ve nevrasteniye iyi gelir. Kediotu kökünden kediotu esansı elde edilir. Galenik preparatlarin terkibine girer. Fazla miktarda alınması başağrısı, halsizlik ve hazımsızlığa sebep olur.


Kekik: (Thymus vulgaris / Thymus / Thym)

Kullanıldığı yerler: Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı giderir. Kalp çarpıntılarını keser. Yemeklerin bozulmasını önler. Barsak iltihaplarını iyileştirir. Salgı bezlerini düzenler. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Böbrek ve mesanedeki mikropları öldürür. Afrodizyak etkisi vardır. Tansiyonu geçici olarak yükseltir. Hastalıklara karsı direnç verir. Öksürük, bronşit ve astımda faydalıdır. Kekik suyu ile banyo, romatizma ağrılarını dindirir. Kandaki seker miktarını azaltır. Hamileler ve guatırı olanlar kullanmamalıdır.

Kenevir:(Henf / Chanvre / Hemp plant/ Kendir / Kentir / Kannabis / Cannabis sativa / Hemp / Chanvre)
Mutedil iklimlerde yetiştirilen, temmuz-ağustos aylarında soluk yeşilimsi renkli çiçekler açan, kültürü yapılan ve yabânî olarak da yol kenarlarında, ekilmemiş alanlarda rastlanan, 50 cm-3 m boylarında, bir senelik, iki evcikle ve otsu bir bitki. Esrar otu olarak da bilinir. Gövdeleri dik ve içi bos olup üzerleri dikenimsi tüylerden dolayı pürtüklüdür. Yaprakları uzun saplı, karşılıklı ve el seklindedir. Erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerdedir. Erkek çiçekler yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Dişi çiçekler küçük yaprakların koltuklarında olup hemen sapsızdırlar. Meyve 3-5 mm boyunda, mercimek seklinde, grimsi veya yeşilimsi esmer renklidir. Kenevirin anavatanı Orta Asya’dır. Mutedil iklimlerde de yetiştirilir. Yeryüzünde ip yapmakta kullanılan ilk bitkidir. M.Ö. 3000 yıllarında Çinliler kumaş yapmakta kullanmışlardır. Bitkinin çiçeklenme süresi, dallanma sekli, tüyleri ve yaprak büyüklüklerinin çeşitliliği dolayısıyla farklı tipte kendire rastlanmaktadır. Liflerinden faydalanılacak kenevirler doğrudan doğruya tohumu toprağa serpmek suretiyle ekilir. Tohum keneviri ise açılan özel çukurlara atılır, üstleri toprak ile doldurulur.

Türkiyede yetiştiği yerler: Kastamonu, Samsun, Amasya, Kayseri, Sivas, İzmir, Kütahya.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin dişi çiçekli dal uçları, meyveleri yağı ve lifleri kullanılmaktadır. Kendir lifleri, çok sağlam ve dayanıklı olduğu için bilhassa çuval, halat yapiminda Kullanildigi gibi, hali ipi yelken bezi vs. yapiminda da kullanilir. Bitkinin bilhassa çiçekli dal uçları organik eriticilerde eriyen bir reçine ile bir uçucu yağ ihtiva eder. Reçinede cannabinol, cannabidiol ve tetrahidrocannabinol bulunmaktadır. İyi kalite reçine elde edilmesi iklim ve toprağa bağlıdır. Bu reçine fizyolojik bir tesire sahiptir. Merkezî sinir sistemine etki eder, yatıştırıcı ve uyuşturucudur. Hazım sistemine pek tesiri yoktur. Fakat çok çabuk alışkanlık yaptığından çoğu memleketlerde olduğu gibi memleketimizde de kullanılışı yasaktır. Kenevir bitkisinin dişi çiçek durumlarından elde edilen bu esmer renkli kütle esrar olarak bilinmektedir. Keyif verici olarak Asya ve Afrika’da çok kullanılmaktadır. Esrar, tütün, tömbeki, sigara, ve nargile hâlinde içilebilmektedir. Bazen bal, reçel veya lokum içine konularak yutulur. Eskiden nargile, tömbeki ile veya şerbet ile içilirdi.
Herhangi bir numunenin kenevir reçinesi (esrar) ihtivâ edip etmediği adlî ve pratik bakımdan önemlidir. Bu kontrol beyaz fareler üzerinde biyolojik olarak yapılabildiği gibi, bazı kimyevî renk reaksiyonları (Bekam reaksiyonu) ile de yapılabilmektedir.
Memleketimizde esrar veren bitkilerin yetiştirilmesi ve esrar imâli 1932’de 2313 şayili kânunla yasak edilmiştir.
Kenevir tohumlarından yağ çıkartılır ve yeşilimsi renkli bu yağ bilhassa sabun îmâlinde kullanılmaktadır.


Teraviye: (Keraviya / Karaman kimyonu / Frenk kimyonu / Carum carvi / Caraway / Carvi)
Maydanozgiller familyasından, 2 yıllık otsu bitkidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Mayıs - Temmuz ayları arasında açar. 30-90 cm boyundadır. Kazık köklüdür. Meyvesi esmerdir. Terkibinde, tanen, reçine, sabit ve uçucu yağlar vardır.

Türkiyede yetiştiği yerler: Doğu Anadolu bölgemizde yetişir .

Kullanıldığı yerler: Anne sütünü artırır. Mide ve barsak gazlarıyla, diğer mide şikayetlerini giderir. İdrar söktürür. astım hastalığında faydalı olduğu bilinir.

Kereviz: (Sellerie / Céleri / Celery/ Apium graveolens )
Geniş yaprakları ve uzun yaprak saplarıyla şişkin gövdesi yenen, kışlık bir sebzedir. Vatani Güney Avrupa’dır. Kereviz, mutedil-serin, deniz havası alabilen rutubetli yerlerde, kumlu, humuslu topraklarda iyi yetişir. Soğukta donar. Fazla sıcakta kalitesini bozar. Kurakta yumru teşekkülü olmadığı gibi yaprakları gevrek ve lezzetli olmaz. Kısa sürede tohuma kalkar. Yaprak ve kök kerevizi olmak üzere iki çeşidi vardır. Yaprak kerevizi, kökü yumru bağlamayan, yaprak sapları uzun bir çeşittir. Kök kerevizi ise, yaprak sapları kısa, kökü yumruludur. Terkibinde Sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmitik asid, gayakol gibi maddeler vardır.

Kullanıldığı yerler: Kerevizin hususî kokusu dolayısıyla yaprakları, tursu ve çorbalara konur. Besin değeri çok yüksek olmamakla beraber besleyicidir. Kereviz pişirilerek yendiği gibi, olgunlaştıktan sonra çiğ olarak da yenilebilir. Ayrica kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunlugunu giderir, idrar söker, böbrek tas ve kumlarının düşürülmesine yardim eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Seker, yüksek tansiyon ve romatizma da faydalıdır.

Kestane: (Kastanienbaum / Chataignier / Chestnutree/ Castanea vesca / Chestnut / Chataignier)
Daha çok Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişen, kupulası dikenli veya çengelli dikenli, küre seklinde ve nişastaca zengin meyveleri olan ağaçlardır. Kestâne ağacının yaprakları biraz sert, kenarları testere dişli ve dişlerin ucu dikenlidir. Erkek çiçekler dik uzun durumlar hâlinde, dişi çiçekler ise üçlü gruplar seklindedir. Yeşil ve dikenli olan meyvenin diş kabuğunun içinde kahverengi kabuklu, yenebilen ve aslında birer tohum olan birkaç tane meyve bulunur. Bu meyvelere kestâne denir. Kestâne, tâzeyken buruk ve acımsı tattadır. Diş kabukları sararıp çatladıktan sonra toplanır. Dikenli olarak diş kabuğu (kupulasi) sopalarla dökülerek temizlenir. Kestâne bir süre toprakta veya toprağa gömülü bırakılırsa daha tatlılaşır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Kestâne; nişasta, sakaroz, protein ve tanen ihtivâ eder. Daha çok, pişirilerek (haşlanmak veya kebabı yapılmak sûretiyle) yenir. Kabuklarının suda kaynatılması ile elde edilen çay, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve sisliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Damar setliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.

Kılıç otu:(Tüpfelhartheu / Centaurée / Yellow centaury/ Sarı kantaron / Koyunkiran / Kuzukiran / Yaraotu / Hypericum perforatum / Klamath weed / Millepertuis commun)
Mayıs-eylül ayları arasında parlak sarı renkli çiçekler açan, 20-80 cm boyunda, çok yıllık, otsu bir bitki. Kurak yerlerde, yol kenarlarında rastlanır. Sari kantaron veya koyun kıran olarak da bilinir. Gövdeleri dik, dallar karşılıklı, yapraklar sapsızdır. Yapraklar üzerinde noktacıklar hâlinde uçucu yağ taşıyan salgı bezleri bulunur. Çiçekler, dalların ucundadır. Çanak ve taç yapraklar üzerinde de siyah salgı bezleri bulunur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Çiçekli dallar toplanır, demet yapilir, gölgede kurutulur. Uçucu yağ, tanen, acı maddeler, zamk, reçine ve boya maddeleri taşır. Boya maddelerinden sarı renkli siperin, kırmızı renkli liparisin vardır. Çayı (% 1-2’lik) yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı, iştah açıcı, idrar ve balgam söktürücü olarak kullanilir. Zeytinyağında bir süre bırakılırsa, bu karışım halk arasında yaraları tedâvide kullanilir. Bitki, hayvanlar için zehirlidir.


Kına ağacı:(Lawsonia inermis / Lythraceae/ Hinna / Henna)
Kına agamigiller familyasından, ayrık dallı, beyazımsı kabuklu, karşıt yapraklı bir ağaçtır. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Vatani Güney Asya ve Avustralya’dır. Kına boyası, bitkinin yapraklarından ve dal kabuklarından elde edilir. Kına Hindistan'da ipek ve deri boyası olarak kullanilir. Sark memleketlerinin çoğunda parmak ve saç boyası olarak kullanılmaktadır. Deri hastalıklarında derinin mukavemetini arttırıcı gücü yanında, mantarların üremesini durdurucu etkisi (kına ve lavsan maddesi) de vardır. Ticarette esmer ve yeşil kına çeşitleri mevcuttur. Tabii olanı esmer renklidir.
Kullanıldığı yerler: Ayak terlemesine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatırın üzerine bağlanırsa fayda görülür. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını tedavi eder, saçları besler ve kuvvetlendirir. Ayakların, özellikle parmak aralarına yakılırsa, aşırı terlemeyi ve kokuyu önler.

Kına kına:(Kontestozu / Quinaquina / Cinchona )
Kökboyasigiller familyasından, anayurdu Peru ve Bolivya olan, ve sanayim bitkisi olarak tropikal ülkelerde yetiştirilen 15 - 20 cm yüksekliginde bir ağaçtır. Kabuğundan "kinin" çıkartılır. Gövde ve kök kabukları kullanilir. Tadı acıdır.

Kullanıldığı yerler: Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. Ağır ve mikrobik hastalıkların nekahet devresini kısaltır. Cilt kaşıntılarında faydalıdır. İştah açar. Kuvvet verir. Kabızlığı giderir.

Kiraz: (Vogelkirsche / Süsskirsche / Cerise / Cerisier / Cherry )
Nisan-mayıs aylarında, demet hâlinde pembemsi beyaz renkli çiçekler açan, kırmızı, etli ve sulu meyveleri olan agamin meyveleridir. Çiçekler etlenerek fındık büyüklüğünde kiraz adi verilen meyveleri verirler. Meyveler, dallarda iki veya üçü bir arada demetler halinde bulunur ve iyice kızarıp olgunlaşınca toplanır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Ege bölgesinde.

Kullanıldığı yerler: Meyvesi tâze olarak yenir. Hoşafı, reçel ve konservesi yapilir. Kiraz ağacı kabuğu kabız ve ateş düşürücü, çiçekleri göğüs yumuşatıcı, yaprakları ise müshil olarak halk arasında bâzı bölgelerde kullanılmaktadır. Bunun yanisira, sivilceleri önler, sinirleri kuvvetlendirir ve kanın temizlenmesine yardim eder.

Kırkdamarotu: (Cryptogamae / Cryptogamia / Plantes cryptogames)
Damarlı çiçeksiz bitkilerdendir. 100 kadar çeşidi vardır. Kibirotlari, Atkuyrukları ve Eğreltiotları da bu familyadandır. Yol kenarlarında ve kumlu topraklarda yetişir.
Kullanildigi yerler: Burun kanamasini keser. Kesiklerde ve çıbanda faydalıdır. Balla karıştırılıp yenecek olursa, nefes darlığını giderir. Yaraları iyileştirir. Kandaki şeker miktarını düşürür.

Kırlangıçotu: (Hilaliye / Chelidonium majus / Celandine / Cheyidoine)
Gelinlikgiller familyasından, Nisan - Mayıs ayları arasında sari renkli çiçekler açan, 30 - 70 cm yüksekliginde çok yıllık, otsu bir bitkidir. Kuzey Anadolu Bölgesi'nde yetişir. Çiçekleri dallarının ucundadır. Bitkinin tamamı ve özellikle yapraklarında sari renkli boya maddesi ve alkaloitler vardır. Sapı kırıldığı zaman sarı renkli bir sıvı akar. Zehirlidir.

Kullanıldığı yerler: Siğil ve nasırların üzerine sürülerek tedavi edilir. Sağlıklı cilde, ağız ve göz bölgesine değdirmemelidir.

Kişniş: (Ala. Koriander / Coriandre / Coriander/ Kisniç / Coriandrum sativum / Coriander / Coriandre)
Haziran-ağustos ayları arasında pembemsi-beyaz renkli çiçekler açan, 40-90 cm boylarında, kötü kokulu, genellikle nemli çayır ve sırtlarda rastlanan bir yıllık otsu bir bitkidir. Gövdeleri dik, üstte dallanmış, silindir seklinde, içi dolu ve üstü çizgilidir. Yapraklar açık yeşil renkli ve tüylüdür. Alt yapraklar uzun saplı ve 3 parçalıdır. Çiçekler dalların uçlarında, semsiye durumunda toplanmıştır. Semsiye uzun saplı, 3-8 kolludur. Çiçekler, beyaz veya pembemsi renkli olup çiçek parçaları 5 parçalıdır. Erkek organlar 5 tâne, dişi organlar ise 2 tane meyve yaprağından ibârettir. Meyve sarimsi esmer renkli, küre seklinde, küçük serttir. Kokusu tâze iken kötüdür. Akdeniz bölgesi bitkisidir. Tarlalarda yabânî ot olarak yetişir. Ancak bahçelerde yetiştirilenler tohum ile üretilir.

Kullanıldığı yerler: Meyvelerinde nişasta, tanen, sekerler, sâbit ve uçucu yağ vardır. İştah açıcı, barsak gazlarını giderici, teskin edici, bas dönmesine karsı kullanilir. Bir çay kasığı dövülmüş tohum bir çay bardağı suda haşlanır. Günde bundan fazla alınması halinde dalgınlık ve sarhoşlukla başlayan bir zehirlenme yapar. Ayrica sekercilik, konserve, gıda, kozmetik sanayicinde baharat olarak kullanilir. Afrodizyak özelliği vardır.

Kızılcık:(Kornelkirschbaum / Cornoeuiller / Cornelian cherry/ Cornus / Cornel )
Mart-nisan ayları arasında çiçek açan, 2-7 m boyunda, karşılıklı yapraklı ve yaprak döken küçük bir ağaçtır. Genç dallar az çok tüylüdür. Gövdeleri sarımtrak kabuklu ve levhalar hâlindedir. Genç dallar kırmızımsı kahverengidir. Çiçekler küçük, sarı ve basit şemsiye durumundadır. Çiçek halkaları dörder parçalıdır. Meyveleri eliptik, oval, kırmızı renkli, ekşi ve buruk lezzetlidir. Ağustos-eylül aylarında olgunlaşır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Akdeniz, Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Gövde kabukları ve meyveleri kullanilir. Meyvelerde sekerler, müsilaj ve organik asitler; kabuklarda ise reçineli maddeler, tanen ve müsilaj vardır. Kızılcık meyvelerinden ezme, marmelat, meyve suyu yapilir. Kabız edici özelliği vardır. Gıdâ olarak istifâde edildiği gibi kabukları ateş düşürücü olarak kullanilir. Kızılcık çekirdeklerinden, çabuk kuruyan mürekkep yapilir. Kızılcık ağacı sert ve sağlamdır. Ağaç kısmı, yaprak ve kabukları deri sepilemekte kullanilir. Deriyi sarıya boyar. Odunundan barut îmâlinde kullanılan kömür elde edilir.
Anadolu’da bulunan ve ayni şekilde kullanılan diğer türleri şunlardır:
Beyaz çiçekli kızılcık (C. australis): Çiçekleri beyaz olup yapraklardan sonra meydana gelir.
Kırmızı yapraklı kızılcık (C. sanguinea): Yaprakları kırmızımtrak renktedir. Seyrek bulunur.


Kudret helvası: (Manne en larmes / Manna)
Bir çesit dişbudak olan Fraxinus ornus ağacının torba seklinde ve içi sıvı dolu yerine, (sak) yapılan kesiklerden çıkan bir sıvıdır. Terkibinde mannit şekeri vardır. Yuvarlak, yassı, billuri parçalardır. Rengi soluk, sarımsı içi beyazdır. Kokusu bala benzer. Lezzeti şekerlidir. Suda kolay erir.
Kullanıldığı yerler: Kullanımı kolay bir müshildir.

Kudret narı:(Balsamapfel / Vunderapfel / Pomme / Balsam apple/ Momordica chantia)
Temmuz-ağustos aylarında çiçek açan 1-2 m boyunda çiçekleri tek cinsli, tırmanıcı bitkilerdir. Yapraklar el seklinde, uzun saplı, loplu olup, loplar uzunca oval şekilde, kenarları dişli, sivri uçludur. Çiçekler sarimsi veya kirmizimtrak renklidir. Meyveleri 10-20 cm boylarında, geniş bir mekik seklinde olup, üzerleri girintili çıkıntılı ve pürüzlüdür. Önceleri yeşil olan meyveler olgunlukta sarimsi renk alırlar. Tohumları 1 cm kadar boyunda, yassı ve gelişigüzel şekillidir. Daha çok tropikal Asya ve Afrika’da yayılmıştır.
Kullanıldiğı yerler: Yapraklarında uçucu yağ ve acı maddeler bulunmaktadır. Mide ülserine karsı çok iyi ilâç olup şöyle hazırlanır: İki kudret narı doğranıp, şişedeki bir kilo zeytin yağına konur. Sise güneşte bırakılır. Birkaç hafta sonra, sabahları aç karnına, bir çorba kasığı içilip bir saat hareketsiz sırt üstü yatılır. Hazırlanan bu yağ, bâsur için de içilir, derideki yaralara da sürülür. Mide ve derideki yaraların bir an önce iyileşmesi için tesirli bir bitkidir.
Kuşburnu: (Fructus rosa canina)
Memleketimizde oldukça yaygın bir gül çeşididir. 2-3 m yüksekliginde, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaççıktır. Meyveleri parlak kırmızı renktedir. Bu gülün olgun meyvelerini saran, başlangıçta gizi dar bir bardak seklinde olan çiçek ekseni, çiçek tablası olgunlaşınca etlenip, kırmızı bir renk alır. Bu meyvelere “kuşburnu” adı verilir. Bileşiminde tanen, pektin, vitamin C, şekerler ve organik asitler vardır.

Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür, ishali keser. Böbrek taslarının düşürülmesine yardımcı olur. C vitamini bakımından zengin olduğu için, çayı ve marmelat tercih edilir.

Kuşkonmaz: (Spargel / Asperge / Asparagus / Asparagus officinalis / Asparagus acutifolius)
Haziran-temmuz ayları arasında yeşilimsi sarı renkli çiçekler açan, 50-150 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlık yerlerde yetişir. Kültürü de yapılmaktadır. Gövdeleri dik, yeşil düzgün yüzlü ve yaygın dallıdır. Dallar dalcıklara ayrılmış olup, ince, yeşil renkli, 3-6 tanesi bir aradadır. Yapraklar küçük ve zarımsıdır. Çiçekler teker veya çift olarak yaprakların koltuğunda bulunur. Erkek çiçekler 6 parçalı ve parçalar çan seklinde birleşmişlerdir. Meyveleri kırmızı veya siyah renklidir. Kuşkonmazlar, evlerin balkon ve salonlarında süs bitkisi olarak saksılarda yetiştirilir. Karanfil ve benzeri süs çiçeklerinin etrafına konarak bunlara zenginlik verir. Kuşkonmazın memleketimizde 10 türü vardır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi, Ege, Akdeniz ve Orta Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Kuşkonmaz (Asparagus) azotça zengin, iştah açıcı, genç sürgünleri lezzetli bir sebzedir. Tıbbî olarak bilhassa Asparagus officinalis türü kullanilir. Tıbbî olan bu türün kök ve rizomlarindan faydalanılır. İdrar söktürücüdür. Yüksek dozlarda böbrek epitelini tahriş eder. Bu sebepten ancak böbrek ve idrar yollarından rahatsızlığı olmayana verilebilir. Bilhassa kalp kifâyetsizliklerinden ileri gelen ödemlerin boşaltılmasında kullanilir. Kuşkonmazlarda A, B, C vitamini bol miktarda bulunmaktadır. ayrıca, kandaki şeker miktarını düşürür, sivilce ve egzamanın iyileşmesine yardımcı olur ve zihin yorgunluğunu giderir.

-------------------------------------------------------------------------

SAYFA  06

Labada: (Gartenampfer / Patience / Patience dock / Rumex patientia ) Haziran-eylül ayları arasinda, yeşilimtrak renkli küçük çiçekler açan, 50 cm-1,5 m boylarında çok yıllık otsu bir bitki. Daha çok çayırlık yerlerde, harâbelerde, yol kenarlarında, meskûn dağlık bölgelerde yayılış gösterirler. Gövdeleri dik, silindirik kırmızımsı, kökler kalın ve sarimsi renklidir. Yaprakları büyük, saplı ve sapın tabanı oluk gibi çukurlaşmıştır. Çiçekler, gövdenin ucunda toplanmışlardır. Çiçek organları 6 parçalıdır. Meyveleri kanatlıdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Bütün Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri ve sapları kullanılır. Kökler temizlenip, kalın dilimlere bölünür ve kurutularak saklanır. Labada köklerinde nişasta, seker, yağ ve reçine vardır. Ayrıca C vitamini ihtiva eder. Hâricen, bazı deri hastalıklarına karsı, haşlama olarak kullanilir. Çayı da iştah açıcı, kuvvet verici ve müshil olarak kullanılabilir. Körpe yaprakları da yiyecek olarak kullanilir.
Bu bitkinin Anadolu’da bulunan diğer türleri pazı, kuzukulağı gibi çeşitli isimler altında bilinir ve istifade edilir.
Lavanta:(Lavendel / Lavande / Lavender / Lavandula ) Haziran-ağustos ayları arasında mâvi veya mor renkli çiçekler açan, 20-60 cm boylarında, aromatik kokulu, çok yıllık, otsu veya çalımsı bitkiler. Daha çok deniz ikliminin bulunduğu bati bölgelerimizde yaygın olan lavantanın, Türkiye’de yetişen iki türü vardır. Bunlar, Lavandula stoechas ve L. angustifolia’dir. Ayrica daha ziyâde kültürü yapılan, İngiliz lavanta çiçeği (L. spica) olarak bilinen türü de bulunur.
İngiliz lavanta çiçeği (L. spica): Haziran-ağustos ayları arasında mâvi renkli çiçekler açan, 20-50 cm boylarında çok yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dik ve odunludur. Dallar, yalnız alt kısımlarında yaprak taşır. Yapraklar kısa saplı, dar ve uzunca, tüylü, beyazımsı-grimsi-yeşil renklerdedir. Çiçekler dalların ucunda, uzun saplar üzerinde toplanmışladır. Çiçekler küçük ve çok kısa saplıdır. Çanak ve taç yaprakları tüp seklindedir. Meyveleri parlak siyah renklidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzeybatı-batı ve güneybatı Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Çiçekleri kullanılır, açmadan toplanır ve su buharı ile distileedilerek, hemen uçucu yağ elde edilir. Uçucu yağında organik asitler, pinen, kâfur, camphen vs. gibi maddeler bulunur. Lavanta çiçeği, kuvvet verici, idrar söktürücü ve romatizmaya karsı çay hâlinde kullanilir. Çok iyi bir koku vericidir. Hâricen yatıştırıcı olarak da kullanilir. Parfümeri sanayicinde kullanılan önemli bir bitkidir. Lavanta çiçeğinin bir türü olan Lavandula stoechas, Karabaş olarak bilinir.
Limon: (Zitronenbaum / Limonier citronnier / Lemon tree / Lemon / Citron) Mart-ekim ayları arasında beyazımsı-pembe renkli, güzel kokulu çiçekler açan, 3-5 m boylarında, kisin yapraklarını dökmeyen küçük boylu ağaçlar. Vatani Çin olup, Akdeniz bölgesinde geniş çapta yetiştirilir. Onuncu asırda Araplar tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. Yaprakları oval, tüysüz, parlak yeşil renklidir. Çiçeklerin taç ve çanak yaprakları beser parçalıdır. Meyveleri oval şekilli, açık sari renkli, üzeri parlak ve kabarcıklı, özel salgı cepleri olup, asitli bir özsuyu vardır. Tohumları oval şekilli, sarimsi renkli ve acı lezzetlidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz bölgesi ve Doğu Karadeniz.
Kullanıldığı yerler: Limonun meyve kabuğu, limon esansı ve usaresi kullanilir. Limon kabuğunda uçucu yağ, hesperidin acı madde ve tanenli maddeler vardır. Kabuğun içindeki beyaz kısma albeda adi verilir. Bundan perkin elde edilir. İştah açıcı ve sindirim kolaylaştırıcı olarak kullanilir. Tâze meyve kabuklarını sıkmak sûretiyle limon esansı elde edilir. 1500-3000 limondan 1 kg kadar esans elde edilir. Yeşil olanlar sarı ve olgun olanlarından daha fazla esans verir. Bileşiminde uçucu yağ vardır. Limonata yapiminda, besin endüstrisinde, pasta ve sekercilikte, parfümeri ve sabun yapiminda koku ve lezzet vermek üzere bazı preparatlarin bileşimine girer. Limonun pulca kısmi (iç kısmi) sekerler, vitamin C ve sitrik asitler ihtivâ etmektedir. Limon suyu, ateşi ve tansiyonu düşürür. Kani temizler. Susuzluğu giderir. Damar sertliği ve romatizmada faydalıdır. Cildi güzelleştirir. Dişleri beyazlatır ve dişetlerini kuvvetlendirir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Baş ve vücut ağrılarını keser.
Margarit: (Çayır Kasımpatı / Öküzgözü / Chrysanthemum leucantheum)
Dağlarda ve çayırlarda yetişen, güzel çiçekli bir bitkidir. Kasimpati'ya benzer. Dallari ufaktır. Yeşil yaprakları dantele gibidir. Çiçeklerinin etrafında beyaz yapraklar vardır. Ortası altın sarisi rengindedir. Çiçekleri yaz aylarında toplanıp kurutulur.

Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Terletir. Böbrek taslarının düşürülmesine yardımcı olur. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Egzama gibi deri hastaliklarinda şikayetleri giderir.

Marul: (Lactuca / Lettuce / Laitue / Gartenlattich / Sommerendivie / Kopfsalat / Laitue)
30-100 cm boylarında, tüysüz, sarı renkli çiçekler açan, beyaz bir süt taşıyan iki yıllık otsu bir bitki. Kültür formları ve değişik varyeteleri, çok eskiden beri yetiştirilmektedir. Bostan marulu olarak da bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetiştirilmektedir.

Kullanıldığı yerler: Sebze olarak kullanilir. Tâze yaprakları bas ağrısına karsı, süt arttırıcı, hafif müshil ve idrar arttırıcı olarak kullanilir. Marul tohumu da yatıştırıcı, hafif müshil etkiye sâhiptir. Erkeklerde özellikle ergenlik döneminde oluşan aşırı cinsel istekleri frenler.
Diğer bir marul da yabânî marul (Lactuca serriola)dır. Acı marul, eşek marulu, yağ marulu gibi isimlerle de bilinir. Anadolu’da yaygındır. Bitkinin çiçekli Dallari idrar arttırıcı, antispazmodik ve yatıştırıcı etkilere sahiptir. Kurutulmuş sütü de uyuşturucu ve uyutucu etkilere sâhiptir. Anadolu’da 10 kadar marul (Lactuca) türü yayılmış bulunmaktadır.

Maydanoz: (Petersilie / Persil / Parsley / Midenuvaz / Petroselinum sativum)
Ağustos-eylül ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, kazık köklü, 30-100 cm boylarında, iki yıllık otsu bir bitki. İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir. Rutubetli ve sulak toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz, köseli, içi bos ve çok dallı, yaprakları saplı, parçalı ve koyu yeşil renklidir. Çiçekler semsiye seklinde toplanmıştır. Yaprakları tüysüz, yeşilimsi, esmer renkli, armut seklinde ve özel kokuludur.

Kullanıldığı yerler: Kökü ve yaprakları kullanilir. Yapraklarda uçucu yağ ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, seker, müsilaj ve glikozit vardır. Yapraklar vitamin (A,C,K) bakımından zengindir. Yapraklar idrar söktürücü ve tansiyon yükseltici olarak kullanilir. Ayrica, İltihaplı yaraların iyileşmesine yardim eder. aybaşı bancılarını keser. Yüksek tansiyonu düşürür. Kansızlığı giderir. Kansere karsı korur. Mide ve barsallarda gaz birikmesini önler. Afrodizyak özelliği vardır. Görme gücünü artırır. Kök de aynı özelliklere sâhiptir. Tâze yapraklar, papağan ve diğer kuşlar için tehlikelidir.

Mazı: (Thuja / Arborvitae / Thuya / Noix da gelle)
Servigiller familyasından, pul yapraklı, daima yeşil, ağaç veya ağaççık halinde bulunan bir bitki cinsidir. Halk hekimliğinde yaprakları ve kozalağı kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Yaprakları siğilleri yok etmekte kullanilir. Kozalağından barsak kurdu düşürücü ilaç yapilir. Gebe kalmayı önlemek için kullanılır. Bazı zehirlenmelerde panzehir olarak Kullanildigi bilinir. Basur memelerinde de faydalıdır.

Melissa: (Oğulotu / Melisse / Mélisse / Lemon balm / Melissa officinalis)
Haziran-ağustos ayları arasında beyazımsı pembe veya sarimsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında ve ekilmemiş yerlerde rastlanan, limon kokulu, 30-100 cm boylarında, çok yıllık otsu bitkiler. Gövdeleri dört köseli ve tüylü, yaprakları saplı, oval şekilli ve incedir. Çiçekler, birkaçı bir arada, saplı ve çevrem durumdadır. Bazı bölgelerde Melassa bitkisi, Oğulotu olarak da bilinir.

Kullanıldığı yerler: Yapraklarında tanen, reçine ve uçucu yağ vardır. Uçucu yağında sitral, sitronellal, geraniol ve lineol vardır. Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Bas dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, başağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanilir.

Menekşe:(Veilchen / Violette / Violet / Benefse)
Yaprakları kulakçikli ve kulakçıkları bitkinin yaprakları şeklinde, hatta daha büyük olarak gelişmiş, tek veya çok yıllık bitkiler, Çiçekler tek, çanak yaprakları arkaya kıvrık, alt taç yaprağı mahmuzludur. Familya (Violaceae) karakterlerini taşır. Dünyâ üzerinde 500 kadar türü bulunur. Türkiye’de 21 tür, yabanî olarak yetişir. Menekşe tıbbî olarak veya süs bitkisi olarak kullanilir. Memleketimizde en çok tanınan, Hercaî menekşe (Viola tricolor) ve kokulu menekşe (Viola odorata) dır.
Kokulu menekşe (V. odorata): Mart-mayıs ayları arasında, koyu mor renkli ve güzel kokulu çiçekler açan, 10-30 cm yüksekliginde, çok yıllık otsu bir bitki. Bitkinin yaprakları uzun saplı ve kalp seklindedir. Anadolu’da nâdir olarak bulunur. Süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Kokulu menekşenin çiçeklerinin terletici ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yaprakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü kökleri ise ishal etkilidir.

Hercaî menekşe (V.tricolor): Mayıs-eylül ayları arasında, açık sari veya mavimsi renklerde çiçekler açan, 10-30 cm boylarında, bir yıllık otsu bitkiler. Anadolu’da yabânî olarak yetiştiği gibi süs bitkisi olarak da yetiştirilir. Bitkinin çiçekli Dallari idrar söktürücü bâzı deri hastaliklarinda kan temizleyici olarak ve romatizmaya karşı kullanılır.

Mersin:(Myrte / Myrte / Myrtle / As / Asmar / Sıçankulağı otu / Myrtus)
Mayıs-haziran ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, 1-3 m boylarında, kisin yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu ağaççık. Yapraklar kısa saplı ve karşılıklı, yeşil renkli, derimsi, oval şekilli ve üzerinde salgı guddeleri (bezleri) bulunur. Çiçekler uzun saplı olup, tek olarak her bir yaprağın koltuğunda bulunur. Meyveleri nohut büyüklüğünde, morumsu siyah renkte ve çok tohumludur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgeleri.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin yaprakları, çiçekli dalları ve yapraklarından elde edilen uçucu yağ (Mersin esansı) kullanılır. Yaprak ve meyveler kabız, mikrop öldürücü, iştah açıcı, kan dindirici, antiseptik ve hâricen yara iyi edici olarak kullanilir. Tâze yapraklarından, su buharı distilasyonu ile Mersin esansı elde edilir. Bu esans renksiz, akıcı, özel kokulu ve yakıcı lezzetlidir. Takriben 100 kg yapraktan 300 gr esans elde edilir. Mirtenol, sineol ve terpenler ihtivâ ederler. Gıdâ ve parfümeri sanayicinde kullanılan önemli bir ilkel maddedir. Memleketimizde seker hastalığına karsı da (günde 10 damla) kullanilir. Mersin meyveleri uçucu yağ, tanen, sekerler ve organik asitler ihtivâ eder. Bu meyveler yemiş olarak, kabızlık giderici ve antiseptik olarak kullanilir.

Meyankökü: (Süssholz / Réglisse / Licorice / Piyan / Boyan / Glycyrrhiza / Licorice)
Haziran-temmuz ayları arasında sari-mavi veya kahverengi çiçekler açan, 0,4-2 m yüksekliginde, çok yıllık çalımsı bitkilere "meyan" denir. Yaprakları parçalı, yaprakçıklar 4-7 çiftlidir. Çiçekler başak seklinde durumlar yapar. Taç ve çanak yaprakları iki dudaklı olup, üst dudak iki kısa dişli, alttaki üçü uzun dişlidir. Meyveleri düz ve salgı tüylüdür. Meyan bitkisinin 6 türü Türkiye’de yetişmektedir. Daha çok Güney, Orta ve Doğu Anadolu’da yaygınlık göstermektedir. Bir kısmının kökleri tatlı, bir kısmının ise acıdır.

Tatlı meyan (Glycyrrhiza glabra): Anadolu’da iki varyetesi bulunur. Bu türün çiçekleri mor ve tüysü yapraklıdır. Meyvelerinin üzeri çıplaktır veya tüylüdür. Bâzı yerlerde piyan olarak da bilinir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kökleri, meyan kökü olarak tanınmakta ve kullanılmaktadır. Köklerinin kabuğu soyulduktan sonra veya soyulmadan güneşte kurutularak piyasaya sürülür. Bileşiminde nişasta, sekerler, zamk, razın, glisirrizin vardır. Glisirrizin sekerden daha tatlı bir bileşiktir. Köklerdeki miktarı, bölgeden bölgeye değişir ve köklerin de etkili maddesidir. Kökler, göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, idrar çoğaltıcı ve taç düzenleyici özelliğe sahiptir. Eczâcılıkta toz hâlinde, hapların hazırlanmasında sekil vermede kullanilir. Sigara ve plastik sanayicinde de kullanılan ilkel maddedir. Kola adi altında hazırlanan içeceklerin terkibine de girer. Ayrıca tâze veya kuru köklerinin kaynar su ile muâmelesi ve sonra alçak basınçta yoğunlaştırmak sûretiyle meyan balı elde edilir. Ticârette toz veya kalıplar hâlinde bulunur. Parlak siyah renkli, tatlı lezzetlidir. Suda kolaylıkla erir. Meyan balındaki glisirrizin miktarı daha fazladır. Memleketimizde de meyan balı elde eden tesisler vardır. Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, yara iyi edici özellikleri vardır. Mîde hastaliklarinda (bilhassa gastritte) faydalıdır. Meyan kökünün su ile tüketilmesi sonucunda elde edilen hülasa ise meyan şerbeti olarak bilinir. Daha çok Güneydoğu Anadolu bölgesinde elde edilir ve kullanılır. Meyan şerbeti koyu esmer renkli ve tatlı lezzetlidir. Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, öksürük kesici ve serinletici özelliktedir.

Mine Çiçeği: (Eisenkraut / Verbena / Verveine / Vervain / Kanotu / Güvercinotu)
Temmuz-eylül ayları arasında leylâk renginde çiçekler açan, yol kenarları ve bos arâzilerde rastlanan, 20-80 cm boyunda, bir veya çok yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dört köseli olup, karşılıklı dallanma gösterir. Yapraklar sert tüylerle örtülü ve sapsızdır. Çiçekler dalların uçlarında başak durumları yaparlar ve tüp şeklindedirler.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz, Ege, İç Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitki glikozit, acı maddeler ve tanen içerir. Tıbbî olarak, kabız edici, teskin edici etkisi vardır. Bas ve mafsal ağrılarını dindirir. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir.

Mısır: (Mais / Mais / Corn / Zea mays)
Haziran-ağustos ayları arasında çiçekler açan, 1-2 m yüksekliginde, bir yıllık, tek evcikle bir kültür ve tahıl bitkisi. Gövdeleri sert ve diktir. Yaprakları sapsız, geniş, uzun, üst yüzü tüylü, alt yüzü tüysüz olup, tabanı ile bir kin hâlinde gövdeyi sarar. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım seklinde dizilmiş başakçıklarda toplanırlar. Çiçekler kavuz adi verilen yaprakçıklarla örtülür. Dişi çiçekler, gövdenin alt ve orta kısımlarındaki yaprakların koltuğundan çıkan ve taşıyıcı yaprakçıklarla örtülü olan, kalınlaşmış, çomak seklinde bir eksen üzerinde toplanmışlardır. Meyve, yâni mısır tâneleri, açık veya koyu sari, esmer veya kirmizimtrak renklerdedir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu, bilhassa Karadeniz bölgesinde yetişir.

Kullanıldığı yerler: Dişi çiçeklerin güneşte kurutulmuş stil üsleri (mısır püskülü), tâneleri ve tanelerinden elde edilen yağ (mısır yağı) kullanilir. Mısır tanelerinde % 67 nişasta, % 10 azotlu maddeler ve % 8 yağ bulunmaktadır. Mısır tânelerinden elde edilen yağ, yemeklik yağ olarak veya kozmetik sanayicinde hammadde olarak kullanilir. Mısır yağı, doymuş yağ asidi miktarının düşük olması sebebiyle damar sertliği olan hastalara yemek yağı olarak tavsiye edilir. Mısır püskülü ise tedâvide kullanılabilmektedir. Püskülün bileşiminde karbonhidratlar, potasyum, sodyum ve kalsiyum tuzları vardır. İdrar söktürücü ve tas düşürücü olarak kullanılırlar.

Mısır Karası: Mısır koçanında urlar meydana getiren rastık mantarı(Ustilago maydis)nine sporlarıdır. Sporlar, siyah renkli ve kömür tozu görünüşünde olup, mısır tâneleri yerinde meydana gelen urların içinde bulunurlar. Kan dindirici olarak halk arasında kullanilir. Mısır kömürü veya mısır yanığı olarak da bilinir.

Misvak: (Salvadora persica / Toothbrush tree)
Arabistan’da bulunan erâk ağacının dalından, bir karış uzunlukta kesilen parçadır. Ağacın odunu çok liflidir. Erâk dalı bulunmazsa, zeytin veya başka dallardan da olabilir. Nar ve fesleğen dalından misvak olmaz. İnsanin diş sağlığına büyük bir fayda temin eden misvak, basit bir usûl olmakla berâber, en iyi diş temizleme vâsıtasıdır. Dişlerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak, bütün diş macunlarından daha faydalıdır. Larousse Illustre Medical ismindeki Fransa’nın kıymetli tıp kitabı, ağız temizliği husûsunda diyor ki: “Bütün diş mâcunları ve tozları ve suları, dişlere zarar verir. En iyi diş temizleme vâsıtası, sert bir fırçadır. Önce, dişleri kanatırsa da, korkmamalıdır. Diş etlerini kuvvetlendirir ve artık kanamaz.” Bu şekildeki diş temizliğini sağlayan en iyi vâsıta misvaktır.

Kullanıldığı yerler: Ağacın dalından, bir karış kadar parça kesilir. Ucu yeterli miktarda yontulduktan sonra, tuzlu su içinde bekletilir. Belirli bir süre sonra, uç kısmındaki lifler açılarak, fırça görünümü alır. Çok kart olan dallar için, bir bıçak ye da sert bir cisim yardımıyla açılma hızlandırılır. Misvak kullanmak, dişleri temizler ve dişetlerini kuvvetlendirir. Öz suyu doğal olarak flörür içerir. Diş çürümelerini önler.

Muşmula: (Nispel / Nèfle / Medlar / Beşbıyık / Döngel / Izgil / Mespilus / Germanica)
2-3 m yüksekliginde bodur boylu dikenli ağaççıklar. Yalnız yetiştirilenleri dikensizdir ve boyları altı metreye kadar yükselebilir. Kisin yapraklarını döker. Yapraklar basit, alt yüzü tüylü, tam veya dişli kenarlıdır. Çiçekler erdişidir, beş parçalı ve beyazdır. Yabancı döllenmeye ihtiyaç göstermez. Meyveleri yuvarlak veya oval şekillerde esmer renkli olup, dip tarafında beş çanak yaprağı taşır. Meyveleri genellikle beş çekirdekli, ağaçtan koparıldığında sert ve buruk lezzetlidir. Toplanan meyveler bir süre bekletildikten sonra yumuşar ve yenecek olgunluğa erişir. Döngel ve beşbıyık isimleriyle de bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey Anadolu ve Marmara bölgesinde yetişir.

Kullanıldığı yerler:
Meyvenin bileşimi şekerler, organik asitler ve tanen ihtivâ eder. Barsak hastaliklarinda iyi bir kabız düzenleyicidir. Muşmula çekirdeği idrar arttırıcıdır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde kullanilir.

Nane: (Minze / Menthe / Mint / Pennroyal / Mentha)
0,5-1 m boylarında, hoş kokulu, otsu çok yıllık bitkiler. Gövdeleri dört köşeli, yeşilimsi veya kırmızımtrak renkli, tüylü veya tüysüzdür. Yaprakları saplı, almaşlı olarak dizilmiş, oval şekilli, kenarları dişli, hafif tüylüdür. Çiçekler genellikle temmuz-ağustos ayları arasında açmakta olup mor, pembe, beyaz veya leylak rengindedir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu’nun her yerinde yetişir.

Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısımları yaprakları, çiçekli Dallari ile yapraklarından elde edilen uçucu yağdır. Yapraklar veya çiçekli dallar bitki çiçek açmaya başladığında toplanır ve demetler hâlinde gölgede kurutulur. Yapraklarda sekerler, reçineli maddeler, tanen ve uçucu yağ vardır. Uçucu yağda menthol, sineo, menthol esterleri, bâzı organik asitler bulunur. Yaprakları çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak kullanilir. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde Kullanildigi gibi, yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve bulantılara karsı kullanılabilir. Nâne uçucu yağı da oldukça fazla kullanılan bir yağdır.

Nar: (Granatapfelbaum / Granadier / Pomegranate / Rümman / Punica granatum / Pommegranate / Grenadier)
Haziran-temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklar. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek ve birkaçı bir arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre seklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen kısmı, tohumlarının etli ve bol usâreli olan kabuğudur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı ve Güneydoğu Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbî olarak kullanilir. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtivâ eder. Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karsı kullanilir. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Nar meyvesi kabuğu, ishale karsı (% 15’lik) çay hâlinde kullanılabilir. Ayrica yün iplikler, sarimsi renklere boyanabilir. Hadîs-i şerîfte nar meyvesi medhedilmistir: “Her narda bir damla cennet suyu vardır.” ve; “Narı içindeki zarı ile beraber yiyiniz, çünkü mîdeyi temizler.” buyurulmaktadır. Nar, çarpıntıya iyidir. Mîdeyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir.

Nergis: (Narciss / Narcisse / Narcissus )
20-60 cm boylarında, soğanlı bitkilerdir. İlkbaharda çok güzel kokulu çiçekleriyle baharın müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli kokulu, sari veya beyaz renkli, tek veya birkaçı bir arada bulunurlar. Her bir çiçeğin ortasında beyaz veya sari renkli bir tacı vardır. Organik maddelerce zengin, nemli, kumlu, tınlı toprakları sever. Soğanlarıyla üretilir. Nergis türleri daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilir. Fulya, beyaz nergis, yabânî zerren gibi çeşitleri vardır.

Kullanıldığı yerler: Bitki, zehirli alkaloitler taşır. Kusturucu ve ishal etkilidir. Kurutulmuş çiçekleri yatıştırıcı, müshil ve ateş düşürücü olarak (% 1-2’lik) çay hâlinde kullanılabilir.
-------------------------------------------------------------------------------------

SAYFA   07

Oltu otu: (Pyrethrum / Pyrèthre / Pyrethrum / Pyrethrum roseum / Chrysanthemum coccineum / Pireotu / Tanacetum coccineum)
Nisan-haziran ayları arasında pembemsi renkte çiçekler açan, 20-70 cm boylarında çok yıllık, tüylü ve otsu bir bitki. Dilsi çiçekler 20-30 kadar olup pembe renklidir. Kuvvetli kokuludur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzeydoğu Anadolu.
Kullanildigi yerler: Çiçek durumundayken toplanır, kurutulur ve toz edilir. İçerisinde uçucu yağ ve böcek öldürücü bileşikler (piretrin) bulunur. Böcek öldürücü olarak kullanılır. Pireotu yada toz hali Oltu tozu olarak da bilinir.

Öd ağacı: (Aloe / Aloès / Aloe / Aquilaria agollocha / Eagle wood / Calambac)
Kurak bölgelerde yetişen, çok yıllık, yaprakları dikenli, bal özsulu (sukulent) bitkiler. Öd ağacı, sarı sabır olarak da bilinir. Daha çok Afrika, Suriye, Arabistan ve Güney Avrupa’da yayılış gösterir. Buna karşılık ılıman bölgelerde, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Memleketimizin Güneybatı kesiminde de Romalılar döneminde kültürden kalmış, yabanileşmiş A. vara türü yetişmektedir. Bitkinin yaprakları birer rozet görünümünde, topraktan yayvan bir şekille çıkarak yukarı doğru bükülürler. Çiçek durumu dik ve sık bir salkımdır. Çiçekleri sarı veya kırmızıdır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Güneybatı Anadolu (Demce).

Kullanıldığı yerler: Bitkinin yapraklarından çıkarılan usare (özsu) nin, güneşte veya ısıtılarak yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bakiye, siyah parlak kütleler hâlinde kalır. Bu madde sarı sabır adını alır. Antrasen türevleri taşır. Kalın barsaklara etkili bir müshildir. Öd ağacı sıvısı, pigment ve haşerat ilâçları yapımında kullanılır. Sarı sabır, balı bozar. Memleketimizde süs bitkisi olarak çok yetiştirilmektedir. Ayrıca ağacın odunu ve kabuğu yakılınca hoş bir koku verir. Tütsü olarak kullanilir.

Okaliptüs: (Eucalyptusbaum / Heberbaum / Eucalyptus / Ökaliptüs / Sıtma ağacı)
Haziran-temmuz ayları arasında, mor renkli çiçekler açan büyük ağaçlardır. Yaprak şekli bitkinin yaşına göre değişir. Gençlerde sapsız, oval, açık yeşil; yaslılarda ise uzunca saplı, orak seklinde, derimsi ve koyu yeşildir. Çiçekler morumsu kırmızı renkte olup, her bir yaprağın koltuğunda birkaçı bir arada bulunur. Meyve küçük ve çok miktarda tohum taşıyan oval şekilli bir kapsüldür. Ana vatani Avustralya olan bu ağaç, halk arasında sıtma ve kinin ağacı olarak da tanınır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Akdeniz ve Güney Anadolu.Avustralya’da olan gelişme alanı kısa bir zamanda çok genişlemiştir. Bir okaliptus ağacının yılda ortalama 250 ton suyu alıp havaya verdiği tecrübelerle anlaşılmıştır. 1938’den beri, yurdumuzun güney bataklıklarında da yetiştirilmesine büyük önem verildi ve kısa zamanda çok ümit verici neticeler alindi.Bölgede, sıtma hastalığının yayılmasında önemli rol oynayan sivrisineğin nesli kesildi.
Kullanıldığı yerler: Tâze yapraklarının su buharı ile distillenmesi sûretiyle elde edilen okaliptüs, muhtelif cila, kafuru, çam sakızı ve zamk, yine bir nevi vernik olan kokulu reçine îmâlinde kullanılmaktadır. Halk hekimliğinde, özellikle solunum yolu hastaliklarinda tercih edilir. Öksürüğü keser, boğaz ve burun iltihaplarını giderir. İdrar yollarını temizler. Hâricen deri üzerine sürülmek sûretiyle antiseptik olarak da kullanilir. Okaliptüs yaprakları doğrudan doğruya kaynatılarak Kullanildigi gibi, yağının tıpta da pek çok faydaları vardır. İlâç olarak veya kaynatma ile buğu, koku hâlinde de kullanılır. Yapraklar nefes darlığı, kabız, balgam söktürücü olarak, haşere sokmalarına, her nevî ateşlenmeye, nezle, nevralji, bronşit, romatizma, şeker, üremi gibi hastalıklarda, yağ veya ekşitilerek sirke, toz sabun, pudra ve mâcun şeklinde kullanilir. Ayrica okaliptüs kabuklarından, kilo reçinesi adi verilen ve içinde bol miktarda tanen bulunan bir madde, kuru dasitim yoluyla elde edilmektedir. Yine okaliptüs odununun kuru damıtımıyla elde edilen diğer ürünler; 100 kilo odundan; 25-27 kilo kömür, 7 kilo asit asetik, 2 kilo alkol metilen, 3 kilo katran elde edilebilir.
Ökse otu: (Weisse Mistel / Gui / Mistletoe / Burç / Çekem / Viscum)
Mart-nisan ayları arasında, dalların ucunda sarımsı-yeşil renkli çiçekler açan, 20-100 cm boylarında, kışın yapraklarını dökmeyen, çalı tipinde, iki evcikle, yari parazit bitkiler. Halk arasında burç, çeti, çekem, gökçe, göbelek, yalınkaya gibi isimlerle bilinir. Ökseotu, havstoryum adı verilen emeçleriyle, kendini odunlu bitkilerin Dalları üzerine tespit ederek yasar. Memleketimizde çok değişik ağaçlar (çam, köknar, söğüt, kavak, armut, elma, kayısı gibi meyve ağaçları) üzerinde yetişir. Bitkinin Dalları ve yaprakları karşılıklıdır. Yapraklar sarımsı yeşil renkte, sapsız ve derimsidir. Meyveleri 8-10 cm çapında, küre seklinde toparlak ve beyaz, iç kısmi yapışkanlı olup, yaprakların veya dalların arasında sapsız olarak birkaçı bir arada bulunur. Ökseotu, ardıç kuşları ile daldan dala ve ağaçtan ağaca taşınır. Bu kuşlar, meyvenin yapışkan kısmını severek yerler ve bu esnâda gagalarına yapışan kısmi temizlemek için, gagalarını dallara sürterler ve böylece tohumlarını bu kısımlara bulaştırırlar. Tohumlar burada çimlenir ve gelişirler. Ayrıca kuşların dışkıları vâsıtasıyla dışarı atılan tohumların dallar üzerinde tutunarak çimlenmesiyle gelişirler. Bitki zehirlidir.

Kullanıldığı yerler: Bitki rezin, saponinler, alkaloitler taşır. Meyve ve yapraklı dallar kabız, idrar arttırıcı, tansiyon düşürücü ve kusturucudur. Meyveleri ezilerek, çıbanlar üzerine konulup, cerahatin dışarı çıkmasını sağlar. Romatizma ağrılarına karşı da kullanılır. Zehirli olduğu için az miktarda kullanılmalıdır

Öküzgözü:(Dagkestanesi / arnica / Arnique)
Bileşikgiller familyasından, çayır ve ormanlarda yetişen, papatyayı andıran çok yıllık bir bitkidir. Kömeçleri turuncu ve sarıdır. Çiçekleri kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Kusturucudur. Sinir sistemini çok şiddetli şekilde uyarır. Haricen Kullanıldığı takdirde romatizma ağrılarını dindirir. Yaraları iyileştirir. Fazla kullanılmamalıdır

Pancar:(Mangold / Zuckerrübe / Betterave / Beet / Beta vulgaris)
Doğu Akdeniz sâhillerinde yabânî olarak yetişen, ince köklü, bir veya iki yıllık otsu bir bitki. Yaprakları etli, alt kısımlarda saplı ve büyük, üst kısımlarda ise sapsızdır.Bazı cinsleri kültüre alınarak gıda olarak ve şeker yapımında kullanılmaktadır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu ve Trakya’da.
Kullanıldığı yerler: Halk hekimliğinde kırmızı pancar kullanilir. Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir. Şeker hastalığı ve vereme karsı korur. Mide ve barsakları kuvvetlendirir. Sinirleri yatıştırır.
Papatya: (Kamillen / Camomille / Camomille / Matricaria chamomilla)
Mayıs ve ağustos ayları arasında çiçek açan, 20-50 cm boyunda, güzel kokulu bir yıllık otsu bitki. Yol kenarı, bos alanlarda oldukça çok rastlanır. Yaprakları parçalı ve tüysüzdür. Çiçekler dalların ucunda küçük başçıklar (kapitulum) hâlinde bulunurlar. Basçıkların orta kısmında bulunan çiçekler tüp seklinde ve sarı renkli hermafrodittir. Kenarlarda ise 15-20 tâne dil şeklinde, beyaz renkli dişi çiçekler bulunur.

Kullanıldığı yerler: Çiçek durumu basları, çiçek açmadan önce toplanarak gölgede kurutulur. Bileşiminde uçucu yağlar, rezin, acı maddeler ve fenolik bileşikler bulunur. % 1’lik çay hâlinde sabahları aç karnına bir bardak içilebilir. İdrar çoğaltıcı, iştah açıcı, yatıştırıcı ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir. Basur memelerinde ağrı kesici, tedâvi edici etkiye sâhiptir. Boyar madde olarak da kullanilir.
Alman Papatyası (Anthemis nabilis): Orta Avrupa’da yetişir ve kültürü de yapilir. Dişli çiçekleri beyazımsı renklidir. Memleketimizde 50 kadar Anthemis türü bulunmakta ve İzmir papatyası, yabânî papatya, beyaz papatya gibi isimlerle bilinmektedir.
Papatya yağı: Spazm giderir. Ağrıları dindirir. Mikropları öldürür. Sinirleri yatıştırır.
Pelin otu: (Wermut / Absinthe / Wormwood / Artemisia absinthium)
Temmuz-ağustos ayları arasında sarı renkli çiçekler açan, 40-100 cm boylarında, az çok tüylü, kokulu, çok yıllık otsu bir bitkidir. Daha çok kayalık ve kurak yerlerde yetişir. Yaprakları parçalı, grimsi beyaz renklidir. Başçıklar küçük, küre seklinde olup salkım hâlinde toplanmışlardır. Başçıkların kenarlarında dil seklinde dişi çiçekler, ortada ise tüp seklinde hermafrodit çiçekler bulunur.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey, İç ve Güney Anadolu.

Kullanıldığı yerler: Çiçekli Dallari çiçeklerin açılması esnâsında toplanarak gölgede kurutulur. Uçucu yağ ve acı maddeler taşır. İştah açıcı, kuvvet verici, idrar arttırıcı, ateş düşürücü ve kurt düşürücü etkileri vardır. Yüksek dozlarda zehirlenmeler yapar. Toz olarak günde (% 1-3’lük) 2-3 bardak içilebilir.

Pırasa: (Porree / Poireau / Leek / Allium porrum)
Kök ve gövdesi toprak altında bulunan, sarmısağa benzeyen bir kış sebzesidir. Yapraklari serit seklinde ve uzun olup, toprak üstünde gelişir. Çiçekler bir sapın tepesinde bulunur. Bitkinin sebze olarak kullanilan kısmı, gövdesi ve boru şeklindeki yapraklarıdır.
Kullanıldığı yerler: Sebze olarak yemeği yapılır. Besin değeri soğana göre azdır. Şurubu göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Üremi ve idrar tutukluğunda faydalıdır. Sinirleri kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Pırasa suyu, yüzdeki sivilce ve lekelere faydalıdır. Arı sokmasında da kullanılır.
Ratanaya:(Krameria triandra)
Baklagiller familyasından, Amerika'da yetişen ve birçok türü olan bir bitkidir. Kökü (Radix ratanhiae) toz haline getirilip kullanılır. Çiçekleri kırmızı, Yapraklari uzun, ince ve uçları dilimlidir.

Kullanıldığı yerler: Şurubu ishali keser, barsak iltihaplarını giderir. Basur memelerine karsı pomad olarak kullanilir. Diş sularının bileşimine de girer.

Râvend: (Rhabarber/ Rhubarbe / Rhubarb / Ravendiyye / Isgin / Rheum ribes)
Mayıs-haziran aylarında çiçek açan, 100-150 cm boyunda, çok yıllık, otsu bir dağ bitkisi. Yapraklar bitkinin taban kısmında toplanmışlardır. Yaprak, kalp veya böbrek seklinde, 30-60 mm ebadında, kenarları dişli, damarlar alt yüzden dışarı doğru çıkıktır. Çiçekleri geniş bir bileşik salkım durumunda toplanmıştır. Çanak yaprakları 6 parçalıdır. Meyveleri 10-15 mm uzunluğunda, kirmizimtrak renkli ve kanatlıdır. Toprak altında etli bir rizomu bulunmaktadır.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta ve Dogu Anadolu ile Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Tâze sürgün ve yapraklari sebze olarak yenir. Kökleri kabız edici özelliktedir. Mide ve barsak gazlarını giderir.

Rezene: (Gemeiner / Fenchel / Fenouil / Fennel / Raziyane / Tatli anason / Foeniculum vulgare / Fenouil vulgarie)
Haziran-ağustos ayları arasında sarı renkli çiçekler açan bir buçuk-iki metre boylarında iki yıllık kokulu otsu bitkiler. Yaprakları saplı ve tüysüzdür. Bitkinin gövdeleri dik, içleri boş silindir seklinde ve tüysüzdür. Çiçekler uzun saplı ve bileşik semsiye durumundadırlar. Meyveleri silindir seklinde tüysüz ve yeşilimsi esmer renktedir. Tohumları protein ve yağ bakımından zengin bir besi dokuya sâhiptir. Birçok çeşidi vardır. Daha çok kayalık ve kurak yerlerde yetişir. Raziyane ismiyle de bilinir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege ve Akdeniz bölgesi.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanilan kısımları meyve, kök ve yapraklardır. Rezene meyveleri müsilaj, seker, nişasta, tanen, sâbit ve uçucu yağlar taşır. Midedeki gazi giderici, süt çoğaltıcı ve yatıştırıcı (müsekkin) olarak çay veya toz hâlinde kullanilir. Yapraklari yara iyi edici, kökü ise idrar arttırıcıdır. Boğmaca, dalak hastalıkları ve idrar zorluğunda faydalıdır. Kan çıbanı ve göz zafiyetlerinde de kullanilir.

Roka:(Raukenkohl / Roquette / Rocket / Eruca sativa)
Bir veya iki yıllık otsu bitkiler. Yapraklar toplu, dişli kenarlı ve tüylüdür. Çiçekler sarimtrak veya beyazımtrak olup, üzerleri morumsu damarlıdır. Sebze olarak bahçelerde yetiştirilir. Sert kokulu ve baharatlı bir bitkidir. Kök ve tohumdan üretilir. Bol sulak yerlerde yetişir.

Kullanıldığı yerler: Bitkinin Yapraklari yakıcı, lezzetli bir uçucu yağ ihtivâ eder ve C vitamini taşır. C vitamini miktarı oldukça yüksek olup, 100 gram tâze yaprakta takriben 150 mg. kadar bulunur. Roka Yapraklari daha çok sonbahar ve kış aylarında salata olarak kullanilir. İştah açıcı, uyarıcı, kuvvet verici ve öksürük kesici özelliği vardır. Tohumları da aynı etkileri gösterir.
---------------------------------------------------------------------------------


Bu Sayfaların içeriği  www.turkforum.gen.tr  alınmıştır.
byAdnanoe

                                                     Web Tasarım:byAdnanoe

 
HADİSE'yi Dinlemektesiniz...